Detaylar & Açıklama

İzmir Tınaztepe Üniversitesi kampüs alanı, Buca ilçesi Şahin Tepesi mevkiinde bulunmaktadır. Tasarımın yapılacağı alan 95.112,42m² olup, yaklaşık 160.000m²’lik inşaat alanına sahip master plan öngörülmektedir.

Tasarım alanı, Buca’nın kent merkezine çok yakın, çevresi konut imarlı parsellerden oluşan ancak henüz yapılaşmasını tam olarak tamamlamamış bir bölgesindedir. Parsel ana ulaşım arterine yakın mesafede olup tali yollarla ana artere direkt bağlantısı vardır. Yine tasarım alanı, yeşil dokunun merkezindedir ve eğimli bir doğal zemine sahiptir. En düşük kot ile en yüksek kot arasındaki fark 67m’dir.

Dünyadaki örneklerinden yola çıkarak, tasarlanacak projenin; bir röper noktası oluşturması öngörülmektedir. Bölgenin günlük yaşantısını, günlük kullanım alışkanlıklarını, trafik yoğunluğunu, kullanım sıkılığını olumlu yönde değiştireceği bir gerçektir.

İzmir Tınaztepe Üniversitesi kampüs alanı tasarımına başlarken ana tasarım kararımız “insan temelli bir yaklaşım” oluşturmaktı. Üniversitenin sağlıkla ilgili bölümleri göz önüne alındığında son yıllarda sıkça gündeme gelen “iyileştiren hastaneler konsepti”nden yola çıkarak ulaştığımız “iyileştiren mekanlar konsepti” ile psikolojik olarak insana iyi gelen mekanlar oluşturmak; mekansal kurguda sosyalleşmenin psikolojiye olumlu etkisinin farkında olarak kullanıcıların birlikte vakit geçirebileceği alanlar yaratmak tasarımımızın başlangıç noktası oldu. Bu anlamda tasarım hikayesini, ana kurguyu “sosyalleşme” üzerinde yoğunlaştırdık.

Arazinin bize verdiği ipuçları ve sosyalleşme ve kamusallık vurgumuzu bir sosyal arterle birleştirip “kanyon konsepti” yaratmayı amaçladık.

Tasarım girdisi olarak programda istenilen işlevler göz önüne alındığında, “kamusallık” kitlelerin yerleşiminde önemli bir belirleyici olmuştur. Kamusal kullanıma tamamen açık olan hastane, kısmen kamusal olan kongre merkezi ve rektörlük ve kamusallığı kısmen tartışılan eğitim yapıları, kitlesel bölünmeyi sağlamıştır.

Kitlelerin yüksek kotlara yerleştirilmesi ile oluşturmayı amaçladığımız sosyal arter ile kanyon oluşturulmuştur. Kamusallık göz önüne alınarak iki kol olarak planlanan kitleler, işleve göre eğime yerleştirilmiştir. Kitlelerin iki kol halinde bölünmesinden sonra, işlevsel olarak gerekli kısmi bağlatılar, planlanan köprülerle sağlanmıştır. Kanyon; fiziksel olarak arazide var olan doğal kayaçları koruyan ve kitlelerin zemin kotlarını birbirine bağlayan, sosyolojik olarak kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap veren, sosyal etkinlikleri içerisinde barındıran bir yapılaşma olarak tasarlanmıştır. Kanyonun yapısını korumak ve yayalaştırılmasını sağlayabilmek için gerekli motorlu taşıt trafiği kitlelerin dışına alınmıştır.

Kanyonun merkezine yine insan temelli yaklaşım fikrimiz ile öğrenci ve öğretim görevlilerinin kullanabileceği bir amfi yerleştirilmiş ve landmark oluşturması amacı ile yine bu alanda bir kule tasarlanmıştır.

Kampüs içerisinde röper noktası oluşturması ve kampüsün dışarıdan kolay algılanabilmesinin sağlanması amacıyla bir kule tasarlanmış olup, kule bulunduğu konum gereği körfez dahil İzmir’in birçok yerini görebilecek olması nedeniyle seyir kulesi olarakta işlevlendirilmesi amaçlanmıştır.

Projenin yapım maliyetleri tasarımın birçok kısmında göz önünde tutulup bu amaçla eğim verimli kullanılmış, hafriyat ve dolgunun mümkün olduğunca az yapılması planlanmıştır.

Yapı kullanım maliyetlerinin de düşürülmesi amacı ile projemiz, yıllık yağış miktarı, hakim rüzgar, güneş yönlenmesi vb. doğal girdiler göz önüne alınarak, sürdürülebilir yapı çözümlemeleri tasarımda etkin rol alacak şekilde kurgulanmıştır.

Projemizde kanyon konsepti; yapılar, insanlar, kotlar ve işlevler arası gerekli bağlantıyı sağlayan ve ana tasarım kriterlerimize yön veren tasarımımızda ulaşmayı amaçladığımız ana fikrimiz olarak hayat bulmuştur.