Mimari tasarım hikayemizin başlangıcı empatik yaklaşımla kendimize sorduğumuz şu soruya dayanıyor. “nasıl bir evde, nasıl bir sosyal donatı içerisinde yaşamak istiyorum.”

Yanıt bizi, sade, yalın ama özenli olan cephe tasarımı, kentin yanı başında ama kentin yıkıcı kaosundan uzak, deniz kenarında bir tatil köyündeymişsiniz hissi yaratan, içine adım attğınızda andan itibaren kendinizi özel hissedebileceğiniz bir tasarıma yöneltti.

Süreçte öncelikle binalarımızın yönelmesinde özenli bir çalışmaya gittik. Bakış açımızı binalarımızın açısına taşıdık. Her bir dairenin birbirinden kıymetli olması, her kullanıcının sitede aynı mekansal hazzı yaşamasını istedik. Siteye girdiğiniz anda sizi modern mimari ve doğa kucaklasın istedik. Daha sonra planlamamızda yaratmayı amaçladığımız konsept ve yaşam tarzı doğrultusundan uzaklaşmadan Türk aile yapısının gereksinimlerini, modern çağdaş yaşam gereklilikleri ile kesiştirdik.

Konforun bir lüks değil gereklilik olduğu ilkesi ile maksimum ihtiyaç karşılayacak mekansal çözümleri, iki boyutlu tasarım aşamasında planladık. Tüm aile bireyleri için özel etkinlik alanları projemizin olmazsa olmazıdır diye düşündük. Mimari esteği ön planda tutmayı amaçlayan modern yaklaşımdaki cephe tasarımımız ve deniz kıyısı konsepti yapısal ve bitkisel çizgilerimiz ile tasarımımız olgunlaştı.

Tüm tasarım süreçlerimiz sonunda Manisa’nın bu en değerli bölgesi Güzelyurt’ta hayatın sıradanlığına boyun eğmeyen insanlar için bilgi birikimimizi bir araya getirerek Statü Plus Güzelyurt projemizi oluşturduk.

Blog